Dost (Farsça, dōst, dauştā, dauştar), arkadaş, yâr, sevilen, hoşlanılan…
Post, tüyleri alınmamış durumdaki hayvan derisi…
Post, tarikatlarda şeyhlik makamı…
Post, otağda oturum alanını, makamı, mevkii temsil eder…
Post (İngilizce, Fransızca, İtalyanca), nöbet yeri, mevzi, mesleki pozisyon…
Post (Latince, positum), ‘ponere, pos’ koymak, yerleştirmek, (yolculukta) durmak anlamında…
Posta, bir yerden gönderilen ya da bir yere gelen mektup, paket vb. şeylerin tümü ve bu işle görevli örgüt ve bu örgütün bulunduğu yapı…
Posta koymak, birini korkutmak, tehdit etmek, kabadayılık etmek, gözdağı vermek, kafa tutmak…
Dost, post ve posta…
Dosta post olalım; dosta posta koymayalım…
Post kavgası yapmayalım; dost olalım…
Dostun altına post olalım, dost yolunda yoldaş olalım… Dost kayırmayalım, postu ehil olana verelim; postu dost diye ehil olmayana vermeyelim!
Dost başa, düşman ayağa bakar, bilelim; dostu düşmanı yanlış kararlarımızla güldürmeyelim…
Dostumuzun bizdeki postu (yeri), dostumuzdaki bizim postumuzdur…
Dostumuzu ve postumuzu iyi seçelim; dost meclislerinde kendimizden geçelim, lâkin gerçek dostumuzdan vazgeçmeyelim… “Domuz derisi post olmaz, eski düşman dost olmaz.”
(Atasözü)… “Tilkiden dost, ayıdan post olmaz. “ (Atasözü)… “Ayıdan post, gâvurdan dost olmaz” (Atasözü)… “Ayıdan post, Moskof’tan dost olmaz .” (Atasözü)… “İt derisinden post olmaz.” (Atasözü)… “Ayıdan post, düşmandan dost olmaz.” (Atasözü)…
Dost ve post…
Ayının postu ağır olur, taşınması zor olur, ayının derisi/postu vücudu soğuktan koruyamaz…
Ayı, kabalığı, bildiğini okumayı, medeniyetten ve liyâkatten yoksunluğu, kaba kuvveti îmâ eden kavram… Bu kavramı yansıtan özellikteki bir kişinin, makam sahipliğine seçilmesi fâcia…
Düşmanı da dost edinmek akıl kârı değil…
Er geç (eninde sonunda), düşman düşmanlığını dost da dostluğunu gösterir…
Can çıkar, huy çıkmaz…
Unutmayalım, ahmak dostumuz olacağına, akıllı düşmanımız olsun…
Tercihimiz dostumuz olsun, postumuz değil…
Neyi post edineceğimize de dikkat edelim… Ayıdan dost olmaz hikâyesi…
Bir gün avcı ile dostu ayı dağda bayırda gezerlerken, avcı yorulmuş ve bir ağacın altına uzanıp uykuya dalmış… Ayı, avcının başında onu korumak için nöbet tutmuş… Ayı, dostu avcının üzerine konan sinekleri kovalayıp durmuş… Ayı, avcının rahat uyumasını sağlamaya çalışmış… Avcı uyurken, bir ara inatçı bir sinek avcıya musallat olmuş…
Ayı ne kadar sineği kovsa da, sinek yine gelmiş…
Sinek, gelmiş tam avcının alnının ortasına konmuş…
Ayı da iyice kızmış; almış bir kaya parçasını indirmiş sineğin üzerine…
Sinek ölmüş ama avcının kafası da paramparça olmuş…
Herkes, özelliklerinin gereğine göre davranır; dost olmayan, kolayca, arkadaşlarına, davasına ihânet eder, postu için…
Bayağı, âdi malzeme ile kaliteli, güzel şeyler yapılamaz. Dikkatli olmak gerek, her daim…
Dostlar işbaşında görsün bâbından dost kavgası ise akıllara zarar bir durum…
Bu, dost post kavgası…